Text

Sağlık hakkı, pek çok uluslararası hukuki belgede güvence altına alınan ve bu belgeleri imzalamış devletler için bağlayıcı olan temel insan haklarından biridir. Kademeli nitelikte olan bu hakkın beraberinde tam olarak neyi getirdiği belirsiz olmakla birlikte sağlığa ilişkin bilgilerden ve risklerden haberdar olma hakkı da sağlık hakkının kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla halk sağlığına ilişkin temel bilgilerin iletişiminin zamanında ve doğru bir şekilde sağlanması, özellikle de acil durumlar söz konusu olduğunda çok önemlidir.

Herhangi bir toplulukta sağlık okuryazarlığının farklı düzeylerde olması, sağlığa ilişkin bilgilerin mümkün olan en geniş kitlenin anlayabileceği ve erişebileceği uygun bir yolla ve biçimle iletilmesini gerektirir. Dilin erişime engel teşkil edebileceği durumlarda eşitliğin sağlanması ve ayrımcılık yapılmaması adına, azınlık dili ve yabancı dil konuşanlara yazılı ve sözlü çeviri hizmetleri sunulmalıdır. Bu bağlamda, çevirmenler yalnızca sözcükleri bir dilden ötekine aktarmakla kalmayıp iletişimi daha geniş bir bakış açısıyla değerlendirmelidir. Metnin hedef kullanıcılar için uygun ve anlamlı şekilde erişilebilir olup olmadığı, fiziksel ve dijital erişim derecesi, içerik düzeyi ve görsel-işitsel medya veya bilgi grafiklerine kıyasla yazılı metin biçiminin daha elverişli olup olmadığı gibi etkenleri göz önünde bulundurmalıdır. Sağlıkla ilgili olumlu sonuçlar elde edilmesine yönelik işlevsel iletişim sağlamayan veya kalitesizliği yüzünden hedef kitle tarafından anlamlı şekilde erişilemeyen çeviriler, boşa harcanan bir çaba olabilir.

Yazılı kamu hizmeti çevirmenliği (YKHÇ) veya yazılı toplum çevirmenliğinin, daha görünür olan sözlü kamu hizmeti çevirmenliğine ve diğer basılı çeviri türlerine kıyasla daha düşük prestije sahip olması; bu alanda daha az araştırma yapılmasına, kamu finansmanının eksik kalmasına ve uygulayıcılara yönelik ücret, eğitim ve fırsat düzeylerinin daha düşük olmasına yol açmıştır. Bu alanda yapay zeka ve dijital teknoloji kullanımının giderek artması, kamu hizmetinde görevli yazılı çevirmenler için daha fazla zorluk yaratmaktadır. Sonuç olarak hem acil durum hem de kamu hizmeti bağlamlarında, bu tür materyallerin çevirisiyle gitgide daha fazla görevlendirilen kesim, ücreti ödenmeyen gönüllüler ve/veya profesyonel olmayan çevirmenlerdir. Hedef kitlenin iletişim ihtiyaçları yeterince dikkate alınmamaktadır. Çevirinin erişilebilirliğe ve genel itibarıyla anlam tutarlılığına sahip olmaması onu yararsız kılabilir, hatta yanlış iletişime yol açabilir veya yanlış iletişimi daha da artırabilir. Bu durum, azınlık dili ve yabancı dil konuşanların savunmasızlığını ve genellikle eşit olmayan statülerini pekiştirmektedir.

Dahası, çevirileri Küresel Güney ülkelerindeki çevirmenlere yaptırmanın daha ucuz olduğu küreselleşmiş dil hizmetleri pazarında, kaynak ve erek dil kitlelerinin aynı fiziksel alanı paylaştığı, aynı yetkili makamlarla ve sistemlerle muhatap olduğu diasporada yaşayan göçmen topluluklarının iletişim ihtiyaçları çoğu zaman yeterince dikkate alınmamakta veya yanlış anlaşılmaktadır. Bu durum, örneğin birinci basamak sağlık hizmetlerine nasıl erişileceği veya bu hizmetler için nasıl ödeme yapılacağı gibi konularda yanlış iletişime veya pahalıya mal olan bilgi hatalarına yol açabilir.

Bu durum, Mart 2020’de küresel ölçekte bir halk sağlığı acil durumu olduğu ilan edilen ve hâlen devam eden dünya çapındaki Covid-19 pandemisi sırasında doruk noktasına ulaştı. Devletler, Dünya Sağlık Örgütünden (DSÖ) gelen halk sağlığı risk iletişimini kendi toplulukları için uygun bir dilde sunmakla görevlendirildi. Bazı devletler bu konuda başarısız oldu, bazıları ise özellikle de kaynakları sınırlı veya kamuya açık çevirilerin pek fazla yapılmadığı diller söz konusu olduğunda, bu görev için destek alabileceği yeterli sayıda profesyonel çevirmen olmadığı gerçeğiyle karşı karşıya kaldı. Yeni ve hızla değişen bilgilerin ve kılavuzların varlığında bazı devlet makamları, genellikle ilgili topluluklarla hâlihazırda daha iyi bir iletişime sahip ve güven ilişkileri kurmuş olan gönüllülere ve üçüncü sektöre yöneldi.

Materyallerin tutarsız bir şekilde yalnızca birkaç topluluk diline çevrilmesiyle Birleşik Krallık’taki kamu makamlarının verdiği yanıt yetersiz kaldı. Bu yetersizlik, yabancı dil konuşanların, sağlandığı takdirde bazen yanlış ve güncel olmayan hükümet çevirilerine bel bağlamaları veya kendi dillerinde başka ülkelerden gelen ve kendilerine uygulanabilir olmayan bilgilere yönelmeleri anlamına geliyordu; zira Birleşik Krallık’ta bile kılavuzlar birbiriyle tutarlılık göstermiyordu. Bu durum, söz konusu açığı kapatmak üzere gönüllü sektörünün veya kâr amacı gütmeyen sektörün devreye girmesine yol açtı.

Bu makalenin odak noktası, söz konusu girişimde rol oynayan başlıca sivil toplum kuruluşu Doctors of the World UK (DoTW) ve ortak kuruluşlarının, 50 milyonu aşkın nüfusuyla Birleşik Krallık’ın en büyük ülkesi olan İngiltere’de pandemiye yönelik sağlık kılavuzlarını ulusal düzeyde çevirme konusunda gösterdiği çalışmalardır. DoTW, İngiltere için resmî kılavuzları altmıştan fazla dile çevirmiş ve bu çevirileri video ve bilgi grafikleri dâhil olmak üzere multimedya biçimlerinde sunmuştur. Bu aralıksız süren eşi benzeri görülmemiş girişim, özellikle acil durumlarda, halk sağlığı risklerinin iletişimini çeviri yoluyla sağlamayı amaçlayan, dünyanın en büyük gönüllü sektörü projelerinden biri olma potansiyeline sahiptir.

2021 yılında DoTW ile e-posta yoluyla gerçekleştirilen bir yazılı mülakata dayanarak, bu makalede DoTW’nin pandeminin başlangıcından itibaren benimsediği strateji incelenmektedir ve 2020 ila 2021 ortası döneme odaklanılmaktadır. Makalede sürece ve sonuçlara daha ayrıntılı bir ışık tutan, kamuya açık ikincil veriler kullanılmaktadır. Ardından DoTW’nin yaklaşımı, Taibi’nin (2018) yazılı toplum (kamu hizmeti) çevirmenliğini bir topluluk güçlendirme biçimi olarak ele alan yazılı toplum çevirmenliği kalite güvence modeli aracılığıyla analiz edilmektedir. Bu modelde iletişimsel hedeflerin karşılanıp karşılanmadığı ve nasıl karşılandığı incelenmekte, çeviri yoluyla başarılı risk iletişimine yönelik iyi uygulamalar, etkenler ve stratejiler belirlenmektedir. Gönüllü sektörünün girişimlerinin kamu sektöründeki artan kullanımı göz önünde bulundurulduğunda, yazılı kamu hizmeti çevirmenliğindeki açığın kapatılması için ulusal düzeyde gönüllü sektörü müdahalesinin sürdürülebilirliği ve gelecekteki kapsamı da değerlendirilmektedir.

Bibliography

Taibi, M. (2018). Quality assurance in community translation. In M. Taibi (Ed.), Translating for the community (pp. 7–25). Multilingual Matters.

Cite this article

Electronic reference

Aisha Maniar, « Genişletilmiş özet: Dil erişimindeki açığı kapatmak: Covid-19 pandemisi boyunca İngiltere’de halk sağlığı kılavuzlarının gönüllü sektörü tarafından yapılan çevirileri », Encounters in translation [Online], Online since 09 août 2026, connection on 18 septembre 2026. URL : https://publications-prairial.fr/encounters-in-translation/index.php?id=1779

Author

Aisha Maniar

Serbest Hukuk Çevirmeni, Aktivist ve Bağımsız Araştırmacı

Author resources in other databases

  • IDREF
  • ORCID

By this author

Translator

Duygu Tokol

Copyright

CC BY-SA 4.0