Genişletilmiş özet: Piyasa ideolojileri ve yapay zekâ destekli çeviriye karşı: Çeviri ve açık bilime insani bir yaklaşım getirmek

DOI : 10.35562/encounters-in-translation.1775

Translated from:
Synopsis: Against market ideologies and AI-powered translation: Advancing a humane approach to translation and open science
Other translation(s):
Synopsis: Contro le ideologie di mercato e la traduzione basata sull’intelligenza artificiale: A sostegno di un approccio umano alla traduzione e alla scienza aperta
Synopsis: 反对市场意识形态和人工智能翻译:推动一种体现人道精神的翻译和开放科学实践
Synopsis : Contre les idéologies de marché et la traduction générée par l’IA : proposition pour aborder la traduction et les sciences ouvertes avec humanité
Synopsis: Contra las ideologías del mercado y la traducción generada por IA: propuesta de un enfoque con humanidad en torno a la traducción y a la ciencia abierta
Synopsis: 시장 이데올로기와 AI 번역에 맞서: 인도적 번역과 오픈 사이언스를 향해
عرضٌ موجز: رَفضًا لأيديولوجيات السوق والترجمة المدعومة بالذكاء الاصطناعي :نحو نهج إنساني في الترجمة والعلوم المفتوحة
Synopsis : Ενάντια στην ιδεολογία της αγοράς και τη μετάφραση που βασίζεται στην τεχνητή νοημοσύνη: προωθώντας μια ανθρωπιστική προσέγγιση στη μετάφραση και την ανοιχτή επιστήμη

Text

İngilizcenin ve küresel kapsamı sömürgeci tarihlerinin bir sonucu olan az sayıda Avrupa dilinin hâkimiyeti, dilsel emperyalizmi sürdürmeye devam ederek kültürel homojenleşmeye ve küresel iletişimdeki eşitsizliklerin devamlılığına katkıda bulunmaktadır. Çevrim içi veriler bu dilsel, kültürel ve epistemolojik dengesizlikleri kendi kendine varlığını sürdüren bir sarmalda devralmakta ve çeviri makinelerini besleyerek bunları daha da körüklemektedir.

Çevrim içi ve çevrim dışı akademik bilgi üretimi de kendi kendine varlığını sürdüren bu sarmaldan kaçamamaktadır. Küresel başarı sıralamalarında daha üst sıralarda yer alma yarışına kendilerini fazlasıyla kaptıran pek çok yükseköğretim ve araştırma kurumu, özellikle de İngilizce dışındaki dillerde üretildiklerinde yerel ölçekte anlamlı araştırmaları değersizleştiren araştırma ölçütlerine körü körüne bel bağlamaktadır. İngilizce yayımlanan makalelerin sayısının katlanarak artması da çevirinin lojistik ve mali yükünü taşımak zorunda kalan İngilizce bilmeyen akademisyenler üzerinde baskı oluşturmaktadır.

Sorunun büyüklüğü ve akademik iş gücü üzerindeki baskı göz önüne alındığında yapay zekâ ve makine çevirisi kelepire konmak gibi düşünülebilir: Bunlar insan emeğine kıyasla neredeyse anında ve düşük maliyetle, çok sayıda dilde, yüksek hacimlerde araştırma verisi sağlayabilmektedir. Ancak bu eşitlik ve çeşitlilik retoriğinin ve bununla ilişkili olarak halka ve bilim camiasına sunulan freemium arayüzlerin arkasında daha önce eşi benzeri görülmemiş çevresel, kültürel ve iş gücü anlamında bedellere gebe olan, etik dışı ve sömürüye dayalı bir çeviri ve yazarlık modeli yatmaktadır. Encounters in translation dergisi bu sorunların bazılarını, gelişigüzel ve bölük pörçük bir yaklaşımla değil, sistematik bir şekilde, uzun vadeli ve sürdürülebilir çözümler aracılığıyla aşmaya çalışmaktadır. İnsan denetiminden geçmemiş yapay zekâ çözümlerine eleştirel olmayan bir şekilde körü körüne bel bağlamayı bir kenara bırakarak bunun yerine iş birliğine dayalı, çok dilli ve topluluk temelli bir çeviri modelini benimseyip akademik iletişimde daha zengin ve daha insani bir alternatife katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

Encounters çeviriyi, disiplinlere ve toplumlara ait silolarda bölümlere ayrılmış ve bilgi ekosisteminin dilsel merkezlerine ve çevrelerine dağılmış bilgiyle etkileşim kurmak, ona arabuluculuk etmek ve onu birleştirmek için disiplinler ötesi ve çeviri uğraşlarında yeni bir paradigma olarak görmektedir. Gerekli uzmanlığa sahip akademisyenlerin ırk, etnik köken, din, fiziksel konum, cinsiyet, cinsel yönelim veya göçmenlik statülerine bakılmaksızın bilgi üretimi ve dolaşımı bağlamında çeviri politikası ve pratiğine ilişkin tartışmalara bilfiil katkıda bulunabilecekleri bir alan yaratmayı amaçlamaktadır.

Adil ve sürdürülebilir bilgi ekosistemleri, disiplinler arasında olduğu kadar disiplinler içinde de katılıma ve tartışmaya gereksinim duymaktadır. Çeviribilim, açık bilim hareketinin savunduğu disiplinler ötesi bilgi ekosistemine katkıda bulunma yolunda önemli bir role sahiptir. Ancak diğer disiplinler gibi, çeviribilim de işe eleştirel bakışını kendi düşünme biçimlerine ve daha geniş bir araştırma sahasındaki ve genel olarak dünyadaki konumuna yönelterek başlamalıdır. Çeviribilimin öncelikleri ve söylemleri, onu geleneksel olarak hâkim güç yapıları içinde konumlandırmış ve bu da Kotze (2021), Bush (2022), Price (2023) ve Tachtiris (2024) gibi akademisyenler tarafından giderek daha da fazla dikkat çekilen çeşitli kör noktaları ve ön yargıları beslemiştir. Disiplin tüm mesaisini kendi kökenlerini ‘Batı’da konumlandıran temel bir anlatıyı daha da geliştirmeye adamıştır; bu anlatıyı irdeleyen Baer (2020), bundan “çeviribilimin kurucu miti” (s. 221) olarak bahsetmektedir. Disiplinde ağır basan Batılı bakış açısı, ırksallaştırılmış özneleri değersizleştirmeye ve Avrupa emperyalizminin mirasını sürdüren küresel bir ırk dinamiğini desteklemeye devam etmektedir; bu miras dijital ekonomi tarafından daha da şiddetlendirilmiş, çeviribilimciler tarafından ise büyük ölçüde göz ardı edilmiş veya önemsiz bir konuymuş gibi lanse edilmiştir.

Irk ve ırkın dil, toplumsal cinsiyet, kültür ve epistemelerle kesişiminin küresel olarak anlaşılma, önemsizleştirilme, bastırılma veya dolayımlanma biçimlerinin tartışılmasında çeviri önemli bir rol oynamaktadır. Ne var ki çeviribilimde ve hatta eleştirel ırk çalışmalarını bir araya getiren çeşitli disiplinlerde çevirinin bu anlamda oynadığı role ya hiç değinilmemekte ya da şöyle bir değinilip geçilmektedir. Bahsettiğimiz bu ikinci alana ait literatürde çeviri, bilginin üretildiği, dolaşıma sokulduğu, değerli ya da değersiz addedildiği normları şekillendiren karmaşık bir diller arası süreçten ziyade olsa olsa bir mecaz, bir metafor olarak görülmektedir. Aynı zamanda, ırksallaştırılmış ve diğer ötekileştirilmiş ve dışlanmış öznelere çeviri araştırmalarında ve fiilî çeviri faaliyetlerinde gereken ilgi gösterilmemeye devam etmektedir. Inghilleri’nin (2020) isabetli tespitinde de ortaya koyduğu gibi, artık eşitsizliğin sürdürülmesinde ve ezilenlerin seslerinin bastırılmasında çevirinin tarihsel olarak oynadığı ve bugün de oynamaya devam ettiği rolün farkına vardığımıza göre o zaman “ötekileştirilmiş seslere uygulanan kısıtlama ve denetleme sistemlerine karşı koymayı amaç edinen çeviri faaliyetlerini hayata geçirip geçerli kılmak bizim boynumuzun borcudur” (s. 98). Bu faaliyetler geleneksel olarak ötekileştirilen akademisyenlerin kendi sesleriyle konuşmalarını, seslerini duyurmalarını ve “o masanın etrafında kendilerine bir yer edinmelerini” (Kotze, 2021) sağlayan altyapılar ile araştırma ve yazma biçimleri oluşturmayı da içermelidir.

Encounters çeşitli bilgi ekosistemlerinde ve genel anlamda toplumda çeviriye ilişkin adil ve etik açıdan sorumlu fikir alanları açmayı amaçlamaktadır. Yazma, değerlendirme, yayımlama, okuma ve çevirme emeğine yalnızca açık bilime değil, aynı zamanda özen, eşitlik ve sürdürülebilirliğe yönelik politik bir bağlılıkla yaklaşmak, bilginin akademiye ve disiplinlere ait silolarda bölümlere ayrılmasına; bu süreci destekleyen kurumsal yapılara; Küresel Güney’de ve Kuzey’in içindeki Güney’de bulunan, beyaz olmayan akademisyenlerin ve meslektaşlarımızın ötekileştirilmesine ve yirmi birinci yüzyıl akademik yayıncılık endüstrisinde bizi ileriye götüren yol olarak yapay zekâ destekli tam otomatik çeviriye direnmek için geliştirmekte olduğumuz alternatiftir. Çeviri araştırmaları ve pratiği ile bunların bilgi üretimi ve inşasındaki rolüne ilgi duyan tüm akademisyenleri bu uğraşta bize katılmaya davet ediyoruz.

Bibliography

Baer, B. J. (2020). On origins: The mythistory of translation studies and the geopolitics of knowledge. The Translator, 26(3), 221–240. https://doi.org/10.1080/13556509.2020.1843755

Bush, R. (2022). Translation imperatives. African literature and the labour of translators. Cambridge University Press.

Inghilleri, M. (2020). Response by Inghilleri to “Representing experiential knowledge”. Translation Studies, 14(1), 95–99. https://doi.org/10.1080/14781700.2020.1848617

Kotze, H. (2021, March 15). Translation is the canary in the coalmine. Medium. https://haidee-kotze.medium.com/translation-is-the-canary-in-the-coalmine-c11c75a97660

Price, J. (2023). Translation and epistemicide: Racialization of languages in the Americas. The University of Arizona Press. https://doi.org/10.2307/j.ctv310vqd6

Tachtiris, C. (2024). Translation and race. Routledge.

Cite this article

Electronic reference

Julie Boéri and Mona Baker, « Genişletilmiş özet: Piyasa ideolojileri ve yapay zekâ destekli çeviriye karşı: Çeviri ve açık bilime insani bir yaklaşım getirmek », Encounters in translation [Online], Online since 09 août 2026, connection on 18 septembre 2026. URL : https://publications-prairial.fr/encounters-in-translation/index.php?id=1775

Authors

Julie Boéri

Manchester Üniversitesi, Birleşik Krallık

Author resources in other databases

  • IDREF
  • ORCID

By this author

Mona Baker

Oslo Üniversitesi, Norveç

Author resources in other databases

  • IDREF
  • ORCID
  • ISNI
  • BNF

By this author

Translator

Deniz Malaymar Buts

Boğaziçi Üniversitesi, Türkiye

Author resources in other databases

  • IDREF
  • ORCID

Copyright

CC BY-SA 4.0