Genişletilmiş özet: Hastaların başucunun ötesinde: Bilgi çevirisi için anlatısal tıbbı yeniden hayal etmek

DOI : 10.35562/encounters-in-translation.1777

Text

Bu makalenin genel amacı, anlatısal tıbbın, tıbbi bilgi çevirisini geliştirme potansiyelini ortaya koyarak geleneksel anlatısal tıp alanını, tarihsel olarak rolünü tanımlayan hastaya karşı tutum ve bireysel tıbbi uygulama düzeyinin sınırlarının ötesine genişletmektir. Genellikle tıbbın daha ampirik, bilimsel boyutuyla ilişkilendirilen bilgi çevirisi, tıbbi araştırma ile pratik uygulama arasındaki boşluğu doldurmayı ve böylece bilim ile kültür arasındaki gerilimi kanıta dayalı paradigma lehine çözmeyi amaçlar. Öte yandan, anlatısal tıp tipik olarak sağlık hizmetlerinin insani ve kültürel boyutlarını vurgulamış, büyük ölçüde bireysel hastanın kendi kültürel ve anlatı bağlamındaki deneyimine odaklanmıştır. Temel odak noktası, bir bütün olarak tıbbi uygulamanın anlatı temellerinden ziyade, hasta ve klinisyenin tekil deneyimi ve bireysel hikâye anlatma eylemi olmuştur. Bu durum genellikle kanıta dayalı tıbbın titiz bilimsel metodolojilerine karşıt bir şekilde anlatısal tıbbın, tıbbi uygulamanın ‘sanat’ tarafı olarak algılanmasına yol açmıştır.

Ben bu makalede anlatısal tıbbı bilgi çevirisinin karşısına koyan sanat ve bilim ikiliğine karşı çıkarak Rita Charon’un (2017) anlatısal tıbbın ayırt edici özelliği olarak anlaşılan dikkat, temsil ve bağlanma kavramlarının, translasyonel ve anlatısal tıp arasındaki tamamlayıcı ilişkiyi göstermek için çağrıştırılabileceğini gösteriyorum. Derrida’yı izleyerek söyleyecek olursak tamamlayıcı olan şey, aynı zamanda doğal ve orijinal bir şeye dışarıdan yapılan bir ekleme ve doğal kökende yazılı bir yetersizliğin telafisi olarak anlaşılmaktadır. Analizim, anlatısal, ilişkisel ve yorumsal alanların translasyonel tıbbın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve onu gerçekten “translasyonel” yapan şeyi tanımladığını gösteriyor. Anlık klinik karşılaşmanın ötesinde, hasta etkileşimlerinden daha az görünür olsalar da translasyonel zincirin her adımı anlatı unsurlarını içerir.

Goyal ve arkadaşları (2008), translasyonel tıp yaklaşımının bir uzantısı olarak “anlatısal kanıta dayalı tıp” önerisinde bulunur ve bunun dönüştürücü çift yönlü ilişkileri teşvik edip zenginleştirerek translasyonel zincirdeki boşlukları etkili bir şekilde kapatabileceğini öne sürer. Ayrıca translasyonel araştırma sürecine ilişkin çoğu tanımın temel araştırmadan klinik araştırmaya (T1) ve klinik araştırmadan klinik uygulamaya (T2) geçişe odaklandığını, ancak genellikle bireysel hasta kararlarının kritik rolünü ihmal ettiğini belirtir. Hastaların bağlılığını sağlamak ve sağlık hizmeti önerilerinden faydalanmak için hayati önem taşıyan, hastalar ve bilgilendirilmiş sağlık çalışanları arasındaki temel etkileşimleri (ki bu genişletilmiş modellerinde T3 olarak adlandırılır) dâhil etmeden translasyonel araştırma modeli eksik kalır.

Goyal ve arkadaşlarının (2008) translasyonel zincire (T3) önerdikleri eklenti ve genel yaklaşımları, translasyonel araştırmalara değerli bir katkı sağlarken anlatı etkileşimlerinin önemini translasyonel zincirdeki belirli bir adımla sınırlandırmak da kapsamını daraltmaktadır. Bu sınırlama, anlatısal tıp uygulamasının merkezinde yer alan dikkat, temsil ve bağlanma süreçlerini klinik karşılaşmayla, yani klinisyen ve hasta arasındaki doğrudan ilişkiyle kısıtlamaktadır. Ben de anlatısal tıptan türetilen kavramsal çerçevenin, özellikle de dikkat, temsil ve bağlanma kavramlarının, yalnızca klinik etkileşimlerin ötesinde translasyonel süreçlere ilişkin anlayışımızı nasıl geliştirebileceğini araştırıyorum. Bu kavramları, Dela Cruz ve arkadaşlarının (2023), ergenlik dönemindeki transmaskülen gençler için yaygın bir tedavi olan testosteronun ardından ergenlik durdurucu ilaçlarla ergenliğin bastırılmasının üreme üzerindeki etkilerinin fareler tarafından nasıl modellenebileceğini araştıran bir çalışmasını analiz etmek için uyguluyor ve genişletiyorum. Bu araştırmada, transseksüel erkeklere geçiş dönemlerinde uygulanan hormon tedavilerini simüle etmek için genç dişi fareler kullanılmıştır. Ben ise dikkat, temsil ve bağlanma kavramlarından yola çıkarak söz konusu translasyonel adımların basit bir mantıksal çıkarım sürecinden ziyade karmaşık anlam oluşturma eylemleri olarak görülmesi gerektiğini savunuyorum.

Dikkat —ilgili anlatıların, olasılık ve doğruluklarına odaklanarak eleştirel bir şekilde incelenmesi de dâhil olmak üzere— anlatının ikiliğini ve değerlerdeki potansiyel çatışmayı ortaya çıkarabilir. Burada tartışılan ergenlik durdurucu ilaçlar üzerine yapılan çalışma bağlamında bu, örneğin deneyin genç trans bireylerin bu hakları kullanmasını mümkün kılarak desteklediği bireysel özgürlük değeri ve çocukların ve genç yetişkinlerin kimliklerini seçme hakkı ile aynı özgürlük ve hakların deneye dâhil olan hayvanlara genişletilmesi değeri gibi farklı değer kümelerinin desteklenmesi arasındaki uyumsuzluğu içerir.

Bilgi çevirisi bağlamında temsil, algıları şekillendirmek ve yorumlamayı yönlendirmek için ön biçimlendirmeyi, farklı olayları tutarlı bir anlatı hâlinde örmek için yapılandırmayı ve bu anlatıyı yaşam dünyamıza geri entegre etmek için yeniden biçimlendirmeyi içeren karmaşık bir yeniden anlatım sürecini kapsar. Bu süreç, anlatıya neyin dâhil edileceği ya da dışarıda bırakılacağı, neyin vurgulanacağı ya da önemsizleştirileceğine dair kararlar da dâhil olmak üzere, seçici sahiplenmeyi zorunlu olarak içerir. Bu karmaşık sürecin anlaşılması, aynı olaylar dizisine dayalı olarak inşa edilebilecek alternatif anlatıların tanınmasına yol açabilir. Örneğin, ergenlik durdurucu ilaçlar üzerine yapılan çalışmada, farklı bir seçici sahiplenme modeli, ilgili hayvanların tedavisi ve tepkileriyle ilgili ayrıntıları vurgulayabilir, dolayısıyla kurban edilmelerinin gerekçesine daha fazla ağırlık verebilir.

Son olarak, Charon’un bağlanma olarak tanımladığı şey, her türlü bilgi çevirisi süreci için esastır. Sadece fareler ve insanlar arasındaki boşluğu doldurmak gibi yeni ve güvenilir bağlantı yolları kurmayı değil, aynı zamanda kasıtlı veya başka türlü farklı çıkarları ve yatırımları harekete geçirmeyi de içerir. Bu tür dinamiklere örnek olarak, ilaç endüstrisinin ergenlik durdurucu ilaçları teşvik etmesi ve ardından müdahalelerine yönelik siyasi eleştiriler verilebilir.

Sonuç olarak bu makale, hangi bağlamda hangi kanıtın hangi amaçla kullanılabileceğini analiz etmek için daha incelikli bir mercek olarak translasyonel anlatısal tıbbı önermektedir. Farklı epistemik kültürlerin (ki bunlar burada bir fare hikâyesi ve bir insan hikâyesi ile temsil edilmektedir), her biri benzersiz değer sistemlerini yansıtan farklı kahramanlar ve rasyonellikler tarafından şekillendirilen anlatılar olduğunu kabul ederek daha etik temelli bir translasyonel uygulamayı teşvik edebiliriz. Bu yaklaşım, yalnızca bilimsel rasyonellik ve mantıksal çıkarıma güvenmenin ötesine geçerek daha geniş, değerlere duyarlı bir anlatı rasyonelliğini benimsemektedir.

Bibliography

Charon, R. (2017). Close reading: The signature method of narrative medicine. In R. Charon, S. DasGupta, N. Hermann, C. Irvine, E. R. Marcus, E. Rivera Colon, D. Spencer, & M. Spiegel (Eds.), The principles and practice of narrative medicine (pp. 157–179). Oxford University Press. https://doi.org/10.1093/med/9780199360192.003.0008

Dela Cruz, C., Kinnear, H. M., Hashim, P. H., Wandoff, A., Nimmagadda, L., Chang, A. L., Padmanabhan, V., Shikanov, A., & Moravek, M.B. (2023). A mouse model mimicking gender-affirming treatment with pubertal suppression followed by testosterone in transmasculine youth. Human Reproduction, 38(2), 256–265. https://doi.org/10.1093/humrep/deac257

Goyal, R. K., Charon, R., Lekas, H.-M., Fullilove, M. T., Devlin, M. J., Falzon, L., & Wyer, P. C. (2008). ‘A local habitation and a name’: How narrative evidence-based medicine transforms the translational research paradigm. Journal of Evaluation in Clinical Practice, 14(5), 732–741. https://doi.org/10.1111/j.1365-2753.2008.01077.x

Cite this article

Electronic reference

Eivind Engebretsen, « Genişletilmiş özet: Hastaların başucunun ötesinde: Bilgi çevirisi için anlatısal tıbbı yeniden hayal etmek », Encounters in translation [Online], Online since 09 août 2026, connection on 18 septembre 2026. URL : https://publications-prairial.fr/encounters-in-translation/index.php?id=1777

Author

Eivind Engebretsen

Oslo Üniversitesi, Norveç

Author resources in other databases

  • IDREF
  • ORCID

By this author

Translator

Ozum Arzik-Erzurumlu

University of Illinois Urbana Champaign, ABD

Author resources in other databases

  • IDREF
  • ORCID

Copyright

CC BY-SA 4.0